info (@) yerelyonetimlerdernegi.org.tr Tel:0312 220 25 32-0552 628 50 21  Faks:0850 811 86 98 

Enis TURGUT: Beyaz Sayfa

Saflığın, duruluğun, masumiyetin, bütüncüllüğün ve tamamlayıcılığın adıdır, beyaz. Çok çabuk leke tutabilecek bir renk iken kirlenmesi halinde temizlenmesi için ciddi bir çabaya ihtiyaç gerektirir.

Beyazlık, kimine göre kalp duruluğudur, kimine göre iyi niyet. İnsanız ya, bazen kalbimizi bozabiliyor, duruluğa zarar verebiliyoruz. Hatta bazen daha ilerisine gidiyor; kalp kırıyor, gönülleri daraltabiliyoruz. Kaldı ki izi silinmeyecek lekeler bıraktığımız anlık yaşanmışlıklar, bin pişmanlıkla dilenen özürlerle de hiçbir güzel anıyı geri getirmiyor maalesef.

***

Yapılan bir yanlış, bazen bir ulusun kaderine etki ederken bazense ‘gelen gideni aratır’ klişesini tekrar anımsatır. Bunun en güzel örneği de kendilerine beyaz sayfa açmak isterken emperyalist Amerika’nın oyununa gelip eski günlerini mumla değil, kibrit ışığıyla arayan komşumuz Irak olsa gerek. Saddam Hüseyin’in heykelini devirenler; ‘elimiz kırılsaydı’ diyorlar. Maalesef pişmanlık fayda etmiyor. Arap Baharı söylemiyle kendilerine beyaz sayfa vaat edilen Müslüman coğrafya bu oyuna hep birlikte gelmediler mi? Gelinen süreci ibretle takip ediyoruz ki burası işin ülkesel boyutuydu. Örnekler çoğaltılabilir tabi.

***

Günümüz yaşantısında siyasi ideolojilerin malzemesi olan güven duygusu da bir kağıdın üzerine basılan ‘EVET’ damgasının altında eriyip gidiyor yine aynı şekilde. Üzerine bir de namus sözü eklenmişse inandırıcılığı artan ‘SÖZ’ kavramı, kullan-at peçete misali çöplüğün derinliklerinde ayrıştırılmayı bekliyor sadece. Sonuç ise zedelenmiş kalpler, madden ve manen sarsıntı yaşamış bireyler olarak karşımıza çıkıyor. Durum böyle olunca da hayali kurulan yeni yaşamlar için açılan sayfalar yine hüsranla son buluyor, umutlar kararıyor. Burada şu soruyu sormadan edemeyeceğim: Şahsi menfaatler için masum ve arkasında hiçbir gücü olmayan kişilerin umutlarıyla oynamak hangi kitapta yazıyor? Bu da basit bir şekilde ele almak istediğim iç siyaset boyutu.

***

Bizler, insanoğlu olarak duyduğumuz pişmanlığı ifade ederken kimi zaman gözyaşı akıtır, günahlardan arınmaya çalışır kimi zamansa dua ederek halimizi Yaradan’a arz eder ve kendimize beyaz bir sayfa açmayı ümit ederiz. Açıldığına inandığımız beyaz sayfayı bilumum güzelliklerle süslemeye ant içeriz. Yine hac farizasını yerine getirmeye çalışanlar günahlarına tövbe ederken, kendilerine sade bir yaşamın kapılarını aralamaya çalışırlar. Peki bu yeterli mi? Tartışılır burası…

Bir de umumu ilgilendiren konular var ki gasp edilen hakların, edilmiş gıybetlerin, kırılmış kalplerin tamiri için yapılabilecek tek şey musalla taşına konulmuş naaşın önünde; ‘Nasıl bilirdiniz?, Haklarınızı helal ediyor musunuz?’ sorularının cevabını beklemek çok da mantıklı olmasa gerek!

***

İnsan, yaşattıklarının esiri, edindiği tecrübelerinin sefiridir.

***

Gönüllere dokunmayan yaşam stili, insani olmayan ideolojik yaklaşımlar, özde değil sözde kalan değerler, sahip olunan mal, mülk vs. bizi varlık nedenimizden uzaklaştırmaktan başka ne işe yarar ki? İnsan olmanın, duru kalabilmenin sırrını uzaklarda aramamak lazım. Zira içimizdeki nefsi dizginlersek her şey kendiliğinden çözüme kavuşacak, düzelen insanla beraber doğa da kendine gelecektir. Saflığın, duruluğun, temizliğin ve en önemlisi insani duyguların bolca yaşandığı, çıkar çatışmalarının son bulduğu bir dünyaya tez zamanda ulaşmak dileğiyle sağlıcakla, esen kalın değerli dostlar.

Okunma 1136 defa Son Düzenlenme 04 Tem 2020
Enis TURGUT

Eposta This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.